Allah'ın rahmeti üzerinize olsun! Bu ilk ziyaretiniz mi?
Kayıt ol
Toplam 12 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 12 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    Süper Moderatör kapadaw - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    11.Mayıs.2009
    Nereden
    Isparta/Gülkent
    Yaş
    25
    Mesajlar
    7,412
    Teşekkür
    0
    0 Mesajına 0 Teşekkür

    Osmanlı Kız İsimleri

    -A-

    ABİDE : Anıt - Değerli eser
    AÇELYA : Fundagiller familyasından, kokusuz ama güzel renkli çiçek.
    ADALET : Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetmek.
    ADİLE : Adaletli olan, doğruluktan ayrılmayan.
    AFET : İnsanlığın önleyemediği büyük doğal felaket
    AFİFE : Namuslu, iffetli, temiz ve dürüst
    AFİTAP : Güneş / Çok güzel
    AFŞAR : Atak, uyumlu, Oğuz boylarından birinin adı (Avşar)
    AHSEN : En güzel, Çok güzel
    AHU : Ceylan, karaca, maral - Güzel kadın
    AJDA : Filiz, sürgün - Üzeri çentik çentik olan şey
    AKASYA : Küçük sıra yapraklı, süs için yetiştirilen bir ağaç.Salkımağacı
    AKGÜL : Beyaz gül, gül gibi
    AKGÜN : Aydınlık gün
    AKİFE : Sebatlı, kararlı - İbadet eden
    ALARA : Al + ara. Al=Kırmızı, ara=bezeyen, süsleyen , Kırmızı süs anlamında bir tamlama
    ALARCIN : Güzelliğini ateşin kırmızılığından alan
    ALÇİN : Kırmızı renkli küçük bir kuş türü
    ALEV : Ateşin çıkardığı yalım
    ALEYNA : Esenlik ve güzelliklere sahip, esenlik içinde olan
    ALİYE : Yüce, yüksek
    ALTAN : Kızıl Şafak
    ALTIN : Değerli bir metal (Paslanmayan, en iyi iletken)
    ANDAÇ : Bir kimseyi hatırlamak için saklanan şey, hatıra
    ARİFE : Tecrübeli, bilgili, sezgi ve anlayışa sahip
    ARZU : İstek, özlem eğilim
    ASENA : Türk Mitolojisinde Ergenekon destanında adı geçen dişi kurt
    ASİYE : Acılı kadın / Direk
    ASLI : Kök, köken - Aşık Kerem'in sevgilisi
    ASLIHAN : Kökeni soylu han soyundan
    ASRIN : Çağdaş, bu asıra ait olan, asıra uygun olan
    ASU : Asi, ehlileşmeyen huysuz at - İsyankar
    ASUDE : Sessiz, sakin dinlendirici
    ASUMAN : Gök, gökkubbe, sema
    ASYA : Yeryüzünün anakaralarından (kıta) birinin adı
    AŞKIN : Aşmış, ileri, üstün/ Senin aşkın
    ATEŞ : Yanıcı maddelerin yanmasıyla ısı ve ışığın ortaya çıkması
    ATIFET : Karşılık beklemeden gösterilen sevgi, iyilik sever
    ATİKE : Özgür - Soylu - Güzel, genç kız
    AYBEL : Ay gibi dikkat çeken, aya benzeyen güzelliğiyle farkedilen, seçilen
    AYBEN : Ay gibi. Ayın kendisi
    AYBÜKE : Ay gibi parlak, aynı zamanda zeki, akıllı
    AYCA : Ay gibi parlak ve aydınlık
    AYCAN : İçi aydınlık
    AYÇA : Ayın ilk günlerde aldığı biçim, hilal
    AYÇİN : Ayçın, ay gibi, aya benzer
    AYDA : Dere kıyılarında yetişen bir bitki - Parmakları, endamı güzel kadın
    AYDAN : Aya benzer ay gibi
    AYDİL : Güzel, parlak, aydınlık gönül
    AYFER : Ayışığı
    AYGEN : Gönül dostu
    AYGÜL : Ay gibi güzel ve parlak renkli
    AYLA : Kadın, eş zevce /Ayın çevresindeki ışıklı daire
    AYLİN : Ayın çevresinde görülen ışıklı daire
    AYNUR : Ay gibi ışıklı, pırıl pırıl
    AYPARE : Ay parçası
    AYSEL : Ay gibi parlak ve güzel
    AYSEN : Aydan farksız, ayın yerdeki benzeri, güzel sevimli
    AYSU : Ay gibi parlak, berrak su
    AYSUN : Ay gibi güzel ve parlaksın
    AYŞAN : Şanı ay gibi parlak olan
    AYŞE : Yaşam, dirlik,
    AYŞEGÜL : Güleç, güler yüzlü
    AYŞEM : Ay ışığı - Benim Ayşem
    AYŞEN : Ay gibi neşeli, parlak ve aydınlık
    AYŞENUR : Nur gibi parlak, pırıl pırıl, ay gibi güzel
    AYŞİN : Ay gibi, aya benzeyen
    AYTAÇ : Ay gibi taçlı
    AYTEN : Ay gibi beyaz tenli
    AYTÜL : Tül gibi şeffaf ve ince ay ışığı gibi parlak
    AZİME : Azmeden, yapmak için kesin kararlı / iri, kemikli yapılı
    AZİZE : Kutsal, ermiş kadın - Sevgi hitabı
    AZMİYE : Niyetli, kararlı
    AZRA : Bakire, el değmemiş



    Osmanlı:


    -B-

    BAHAR : Doğanın canlandığı mevsim
    BAHRİYE : Donanma ve denizle ilgili
    BALCA : Bal damlası, bal gibi
    BALIM : Benim balım, tatlım - Çok sevgili, samimi arkadaş
    BANU : Ev kadını , bayan
    BARAN : Yağmur
    BAŞAK : Tahılların tanelerinin bulunduğu kısım
    BAŞAR : Başarılı ol anlamında
    BEDİA : Güzellik, üstün değerli olan
    BEDİHE : Başlangıç - Güzel söz
    BEDRİYE : Ayın ondürdüncü geceki haliyle ilgili
    BEGÜM : Saygıdeğer kadın, hanımefendi - Hint prenseslerine verilen san
    BEHİCE : Şen güleryüzlü
    BEHİRE : Güzel, asil
    BEHİYE : Güzel ve alımlı kadın
    BELGİN : Açık. belirli, farkedilen
    BELİN : Şaşkınlık, hayret
    BELKIS : Yunanca asıllı olup Arapçaya geçen tarihi bir isim
    BELMA : Sakin, yumuşak
    BENAN : Parmakla gösterilecek kadar güzel
    BENGİ : Sonsuz, sonsuzluk
    BENGİSU : İnsana ölmezlik verdiğine inanılan su / Abıhayat
    BENGÜ : Sonu olmayan, ebedi
    BENGÜL : Üzerinde benekler bulunan gül
    BENİAN : Beni-an. Beni anımsa
    BENSU : Su gibi aziz benlik
    BERAY : Ayın en ışıltılı, en parlak hali
    BERFİN : Kar toplayan
    BERİA : Güzellik ve olgunlukta akranlarından üstün olan
    BERİL : Mücevher olarak da kullanılan bir tür maden
    BERİN : Manen çok yüksek
    BERNA : Genç, delikanlı
    BERRA : Bereketli olan
    BERRAK : Temiz, saf, arınmış
    BERRİN : Manen çok yüksek, yüce yaradılışlı
    BERŞAN : Bir peygamberin din ve kitabını kabul eden
    BESTE : Ezgilerin özgün dizimi,
    BESTEGÜL : Gül demeti
    BETİGÜN : Beti:Yüz (Bet benizdeki gibi) Gün: Aydınlık, Aydınlık yüz
    BETİL/BETÜL : Temiz, iffetli
    BETÜL : Ayrı kök salmış fidan - Hz.Meryem'in lakabı - Bakire
    BEYHAN : Bey soyundan
    BEYZA : En beyaz, en ak - Günahtan kaçınmış
    BİHTER : En iyi
    BİKE / BİKEM : Kadın, hanım
    BİLGE : Çok bilen ve bildiklerini başkalarının yararına sunan
    BİLLUR : Pek duru ve temiz cam
    BİLUN : Yarım Ay
    BİNGÜL : Bin gülün güzelliğinde
    BİNNAZ : Çok nazlı
    BİNNUR : Çok nurlu
    BİRCAN : Herksçe sevilen, candan
    BİRCE: Biricik, birtane
    BİRGÜL : Tek ve benzersiz gül
    BİRİCİK : Tek, bir tane, emsalsiz
    BİRSEN : Yalnız Sen anlamında
    BİRSU : Özel bir su biricik su gibi
    BUCAK : Genellikle, geniş verimli bakımlı alanlara verilen ad (Köşe bucaktaki anlamı gibi)
    BUKET : Çiçek demeti
    BURCU : Güzel ve etkileyici kokunun salgılanışı
    BURÇAK : Tohumları kullanılan bir bitki türü
    BURÇİN : Dişigeyik
    BUSE : Öpmek, öpüşmek, öpücük
    BÜŞRA : İyi haber



    Osmanlı:


    -C-Ç-

    CAHİDE : Çalışan, çaba gösteren
    CANAN : Sevgili, yar
    CANDAN : Yürekten, içten
    CANEL : İçten, candan uzatılan dostluk eli
    CANKAT : Yaşamına can ekle, sevinçle dol
    CANSEL : Cana dair, canla ilgili
    CANSIN : İçten, gönüldensin
    CANSU : Cana benzer değerde
    CAVİDAN : Ebedi, sonsuz
    CELİLE : Büyük, ulu
    CEMİLE : Hoşa giden davranış
    CEMRE : Önce havada, sonra suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi
    CENNET : Dinsel inançlara göre iyilerin ölünce gideceğine inanılan yer
    CEREN : Ceylan, ahu
    CEVHER : Bir şeyin özü - Güç, enerji - Değerli taşlar
    CEVRİYE : Eziyet, cefa, sıkıntı
    CEYDA : Yararlı, herkese iyilik yapan
    CEYLA : Farsça kökenli bir kelime ceyl kökünden türemiş. Ceyl insanlık, insan soyu demek. Ceyla insanlığa atfedilmiş, bağışlanmış.
    CEYLAN : Geyik cinsinden gözlerinin güzelliğiyle ünlü hayvan
    CEYLİN : Farsça kökenli. Cennetin kapısı anlamında
    CİHAN : Evren, alem
    CİHANNUR : Alemi aydınlatan nurlu ışık
    CİLVENAZ : Nazı özellikle yapan / Cilveyle nazı birarada bulunduran

    -Ç-

    ÇAĞLA : Badem, erik ve Kaysı gibi meyvaların ham hali
    ÇAĞLAYAN: Şelale
    ÇAĞRI : Davet
    ÇİÇEK : Bitkilerin üreme organlarını taşıyan renkli bölümü
    ÇİĞDEM : Zambakgillerden bir tür kır bitkisi
    ÇİLAY : Ayın üzerinde beliren açık renkli lekeler
    ÇİLER : Güzel öten, güzel ötüşlü
    ÇİSEM : Çiseleyen yağmur
    ÇOLPAN : Gözleri uzağı iyi gören, ilerigörüşlü



    Osmanlı:


    -D-

    DALGA: Hareketli su kütlesi; Denizin rüzgarlı havada kabarıp kıyıya sürüklenmesi

    DAMLA: Yağmur ya da bir sıvının çok küçük yuvarlak biçimli parçası

    DEFNE: Yaprakları güzel kokulu, yaz-kış yeşil olan bir bitki

    DEMET: Çiçek bağlamı, deste

    DEMRE: Noel Baba'nın doğduğu sanılan tarihi yer

    DENİZ: Yeryüzünün çoğunu örten engin su

    DEREN: Toplayan, düzenleyen, pekiştiren

    DERİN: Sığ olmayan

    DERYA: Büyük deniz anlamında

    DESEN: Çiçek, çizgi gibi süs şekilleri

    DESTEGÜL: Mevlevi dervişlerinin giydiği ince kumaştan yelek

    DEVİN: Hareket, kımıldanış

    DEVRİM: Yerleşik toplumsal düzeni, köklü, hızlı ve geniş kapsamlı olarak niteliksel değiştirme ve yeniden biçimlendirme işlemi

    DİCLE: Bir nehir adı

    DİDE: Göz, göz bebeği

    DİDEM: Gözüm gibi sevdiğim, sevgilim

    DİLARA: Gönül alan, gönül okşayan.

    DİLAY: Gönle ışık saçan, ay kadar güzel

    DİLDAR: Gönlü baskı altında tutan sevgili

    DİLDE: Ünü her tarafa yayılmış, herkesin konuştuğu, herkesin dilinde olan kimse

    DİLEK: İstek, rica

    DİLEM: Gönül ilacı

    DİLER: Dilemek eyleminden

    DİLHAN: İçten ve yürekten konuşan

    DİLNİŞİN: Gönülde yer tutan,hoş,güzel

    DİLRÜBA: Gönlü şen,dertsiz

    DİLSU: Dil+Su

    DİLŞAH: Gönül şahı,sevgili

    DOĞA: Yaradılış ve yapı özelliklerinin tümü; Tabiat

    DOĞANGÜN: Doğmakta olan gün

    DOĞAY: Ayın yeni doğuş hali

    DOĞU: Günneşin doğduğu ana yön

    DOLUNAY:Ayın tam yuvarlak olduğu an

    DORA: Doruk, zirve

    DUYGU: Kişi, olay ve nesnelerin bireyin iç dünyasında uyandırdığı izlenim

    DÜŞÜM: Hayalimdeki, düşlediğim, istediğim anlamında



    Osmanlı:


    -E-

    EBRU: Bulut renginde; Hare gibi dalgalı ve damarlı; Kitap kabı yapmak için kullanılan renkli kağıt; Hareli boyama yöntemi

    ECE: Türdeşleri arasında üstünlüğü yeteneği olan kadın, güzel kadın; Kraliçe

    ECEGÜN: Çok güzel bir günde doğan

    ECEM: Kraliçem, sevgili kraliçe anlamında

    ECMEL: Çok güzel

    EDA: Naz, cilve anlamında

    EFSUN: Büyü, sihir

    EGE: Türkiye'nin batısında yer alan deniz

    ELÇİN: Deste, tutam

    ELİF: Arap alfabesinin ilk harfi; Anadolu'da kibar, narin yapılı, ince-uzun anlamında kullanılır

    ELVAN: Renkler,çeşitler

    EMET: Bereket, bolluk

    ENER: Dağ eteği

    EREM: Cennet

    ERENDİZ: Jüpiter gezegeninin adı

    ERKE: Enerji, iş başarma gücü; Nazlı

    ESEN: Sağlıklı, salim

    ESER: Emek sonucu ortaya çıkan ürün, yapıt; Yok olmuş bir nesneden kalan parça

    ESİN: Sabah rüzgarı

    ESNA: Yüksek, yüce

    ESRA: En çabuk, çok çabuk

    EVİN: Bİr şeyin içindeki öz; Buğday tanesinin olgunlaşmış içi, özü

    EYLÜL: Sonbaharda bir ay adı

    EZGİ: Belli bir kurala göre yaratılan ve kulakta haz uyandıran ses dizisi; Melodi, şarkı, türkü

    FAZİLET: Erdemli, iyi ahlaklı

    FERAH: Aydınlık, iç açıcı

    FERAY: Ayışığı, ayın parlaklığı

    FERCAN: İnsanın ruhuna aydınlık veren bir içtenliğe sahip olan

    FERDA: Gelecek zaman, yarın; Kıyamet

    FERHAN: Sevinçli, gönlü hoş

    FERZİN: Kraliçe

    FEYZA: Bolluk, çokluk

    FEZA: Boşluk, sınırsızlık; Uzay

    FİDAN: Yeni yetişen ağaç

    FİGEN: Yaralayan, kıran

    FİLİZ: Tohumdan çıkan sürgün

    FİRUZE: Açık mavi renkte, değerli bir süs taşı

    FULYA: Nergisgillerden güzel kokulu sarı bir çiçek

    FUNDA: Çalı ormanı, çalılık; Püskül, tepelik

    FÜRUZAN: Parlayan, parlak

    FÜSUN: Büyü

  2. #2
    Süper Moderatör kapadaw - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    11.Mayıs.2009
    Nereden
    Isparta/Gülkent
    Yaş
    25
    Mesajlar
    7,412
    Teşekkür
    0
    0 Mesajına 0 Teşekkür
    Osmanlı:


    -G-

    GAMZE : Çene ya da yanakta gülümserken beliren çukurluk
    GAYE : Amaç , erek, varılmak istenen hedef
    GAZAL : Ceylan, geyik - Güzel, iri göz
    GENCAY : Hilal
    GİZEM : Sır / bilinmeyen şeyler, esrarengizlik
    GONCA : Açılmamış, tomurcuk halinde gül
    GÖKBEN : Özü genç olan
    GÖKÇE : Sevimli güzel / Gök rengi, mavimsi
    GÖKÇEN : Mavi gözlü
    GÖKNİL : Gökyüzüne ait olan, Gök + Nil olarak da düşünülebilir
    GÖKNUR : Nurlu, ışıklı, aydınlık gökyüzü
    GÖKSU : Mavi su, akarsulara verilen ad
    GÖKŞİN : Gök gibi mavi gözlü / Sonsuz mavi derinlik
    GÖNÜL : Kalp, eğilim, sevgi arzu heyecan gibi duyguların bulunduğu yer
    GÖRKEM : İhtişam, gösteriş
    GÖZDE : Göze girmiş, birince sevilip beğenilen
    GÜHER : İnci / Soy sop
    GÜL : Gülgillerin örneği olan bitki ve bunun çiçeği
    GÜLAY : Güllerin açtığı ay, mayıs
    GÜLBAHAR : Ebru yapmakta kullanılan koyu kırmızıboya
    GÜLBEN : Ben, gül'üm anlamında
    GÜLBİN: (Fars.) Gül kökü, gül biten yer
    GÜLBİZ : Bizim gülümüz
    GÜLCAN : Gül gibi güzel canlı
    GÜLÇİN : Gül derleyen, gül toplayan
    GÜLDEM : Hiç solmayan her dem gül, her dem gülen
    GÜLDEN : Gül gibi, güle ait, gülden yapılmış
    GÜLDEREN : Gül toplayan
    GÜLDESTE : Gül destesi
    GÜLEN : Güleç yüzlü
    GÜLENDAM : Gül gibi endamlı, zarif görünümlü
    GÜLER : Gülen, sevinçli
    GÜLFEM : Gül dudaklı, gül ağızlı
    GÜLFİDAN : Gül fidanı gibi endamlı
    GÜLGÜN : Gül renginde, kırmızı, pembe
    GÜLHANIM : Gül gibi güzel kadın
    GÜLİN : Güle ait olan, gülden gelen
    GÜLİSTAN : Gül bahçesi
    GÜLİZ : Gül gibi güzel iz bırakan
    GÜLİZAR : Gül yanaklı
    GÜLLÜ : Güzel kadın / Gülü olan
    GÜLNAZ : Gül gibi ince ve narin
    GÜLNİHAL : Gül fidanı
    GÜLNUR : Çevresini aydınlatan gül
    GÜLPEMBE : Gül pembesi / Gül gibi pembe yanaklı
    GÜLRİZ : Gül saçan, gül serpen
    GÜLSELİ : Gül seli
    GÜLSEN : Gül gibi güzel
    GÜLSEREN : Gül toplayan, dağıtan
    GÜLSOY : Gül gibi güzel bir soydan gelen
    GÜLSÜM : Yuvarlak yüzlü, güzel
    GÜLSÜN : Yaşam boyu yüzü hep gülsün anlamında
    GÜLŞAH : Gül dalı, güllerin kraliçesi
    GÜLŞEN : Gülistan / Gül bahçesi
    GÜLTEN : Gül gibi pembe tenli
    GÜLÜMSER : Her zaman gülümseyen
    GÜN : Gündüz vakti / Aydınlık
    GÜNAL : Gün al yaşa, kızıl renkli güneş
    GÜNER : Güneşin doğma zamanı - Fecr
    GÜNEŞ : Kendi sistemi içindeki gezegenlere ısı ışık veren gökcismi
    GÜNGÖR : İyi günler yaşa anlamında
    GÜNİZ : Günün başlangıcını belirleyen görüntü
    GÜNNUR : Güneş ışığının aydınlığı, nuru
    GÜNSEL : Günle ilgili güne ait
    GÜNSELİ : Işık seli, bol parlak ışık demeti
    GÜRCAN : Herkesi seven, özveride bulunan
    GÜVEN : Birşeyden beklenen niteliğe inanıp ona göre davranmak
    GÜZİDE : Seçkin, seçme, seçilmiş
    GÜZİN : Seçici, beğenici



    Osmanlı:


    -H-

    HALENUR: Kutsal ışık

    HANDAN: Güleç, sevinçli

    HANDE: Daima gülen, gülücük

    HANİFE: Allahın birliğine inanan; Hz. Muhammed zamanından önce tek tanrıya inanan

    HARİKA: Sıradanlığın üstündeki nitelikleriyle insanda hayranlık uyandıran

    HASLET: Doğuştan gelen güzel huy

    HAYAL: Varmış, olmuş gibi zihinde canlandırılan imge, görüntü

    HAYAT: Ömür, yaşam

    HAZAL: Kuruyup dökülen ağaç yapraklarının güzelliği

    HAZAN: Sonbahar

    HAZAR: Barış

    HERA: Mitolojide analığın yüceliğini temsil eden tanrıça

    HEVES: Bir şeye duyulan istek

    HEVİN: Aşk, sevda

    HELİN: YUVA

    HİLAL: Ayın yay biçimindeki görünüşü

    HİLDE: Kurtulmak, yükselmek, ilerlemek

    HOŞSEDA: Hoşa giden ses

    HÜLYA: İnsanın kurduğu tatlı düş; Sevda

    HÜMA: Efsanelerde geçen, yere konmayıp sürekli gökte kaldığına inanılan cennet kuşu

    HÜMEYRA: Kızıllık, pembelik

    HÜNER: İnce ve şaşırtıcı ustalık

    HÜRREM: Sevinçli, güleryüzlü

    HÜSNA: Pek çok güzel

    HÜSÜN: Güzellik



    Osmanlı:


    -I-İ-

    I-
    IĞIL: Çok yavaş akan su

    ILGAZ: Atın dört nala koşması

    ILGIM: Serap

    ILGIN: Beyaz ya da pembe, çiçekli, çok hafif yapraklı bir ağaççık (genellikle küçük akarsu kıyılarında bulunur)

    ILGIT: Esinti ve akış için kullanılan yavaş yavaş anlamında

    ILIM: Uzlaşmacı yumuşaklık

    IRMAK: Akarsuların en büyüğü

    IŞIK: Cisimleri görmeyi, renkleri ayırtetmeyi sağlayan fiziksel enerji

    IŞIL: Pırıltı, parlaklık, ışık, aydınlık

    IŞILAY: Işıltılı ay, parlayan ay

    IŞIN: Bir kaynaktan belli bir doğrultuya giden ışık çizgisi

    ITIR: Güzel koku; El ve yüze sürülen çiçek özü, esans


    İ-
    İDİL: Kır yaşamı içinde aşk konusunu işleyen kısa şiir; Volga ırmağına Türkler'in verdiği ad

    İLAYDA: Su perisi

    İLBÜKE: İlbey hanımı, seçkin hanım

    İLGİ: İki şey arasındaki ilişki; Birşeye duyulan merak; Eğilim

    İLGÜN: Ülke güneşi

    İLKBAHAR: Yılın ılık mevsimi

    İLKE: Temel alınan düşünce, kural

    İLKGÜZ: Eylül ayı

    İLKİM: İlk çocuğum anlamında

    İLKİN: İlk çocuklar için kullanılan adlardan

    İLKNUR: İlk+NUR=İlk ışık

    İLKYAZ: İlkbahar

    İLSEL: İlle ilişkili, yurtla ilişkili

    İLTER: Yurdu koruyan, yurtsever.

    İMGE: Düş, hayal, görüntü, tasarım

    İMRAN: Evine bağlı, evcimen anlamında

    İMREN: İmrenmek fiilinden, görünen şeyi edinme isteği.

    İNANÇ: İnanılan şey

    İNCİ: Süslemede kullanılan, istiridyede yetişmiş değerli madde

    İNCİLAY: Parlama,ışıldama

    İPAR: Yüksek dağların kar tutmayan yerlerinde yetişen çiçek

    İPEK: İpekböceği kozasından elde edilen ince, parlak kumaş

    İREM: Bahçeleriyle ünlü masal kenti

    İREN: Özgür, serbest

    İRİS: Mitolojide Tanrıların elçisi

    İYEM: Güzellik

    İZEL: El izi anlamında

    İZEM: Büyüklük, ululuk

    İZGİ: Güzel, adaletli, zeki

    İZLEM: İzlemek eylemi

    İZİM: Önceden bulunduğum yerde bıraktığım belirti anlamında



    JALE: Çığ, kırağı. Sabahları otların üzerinde olan su damlaları

    JALENUR : Parlayan, ışıldayan çiy

    JÜLİDE : Karışık, dağınık saç

    JANSET : Güneşin Doğuşu (Çerkez İsmi)

    JANSELİ : Güneşin Doğduğu Yer (Çerkez İsmi)

    JASMİN: Yasemin

    JEYAN: Kızan, kükreyen

    JİNSAL: Çağ, yaş, dönem



    Osmanlı:


    -K-

    KADER : Değişmez bir karar ile iyilik yada kötülük hazırladığına inanılan olağan üstü güç
    KADRİYE : Değerle ilgili / İtibar, onur
    KAMELYA : Çaygillerden büyük çiçekler açan bir bitki - Yabangülü
    KAMİLE : Tam, ek****iz - Kemale ermiş - Bilgin, bilgili
    KAMURAN : İstediğine ulaşmış, mutlu
    KARANFİL : Kokulu bir çiçek
    KARDELEN : Baharda çok erken açan bir çiçek - Çiğdem
    KARMEN : Parlak kırmızı
    KAYRA : Büyük birinden gelen iyilik - İhsan
    KERİMAN : Cömert - Ulu, büyük
    KERİME : Cömert - Ulu, büyük - Kız çocuk
    KEVSER : Cennette bir akarsuyun adı
    KEZBAN : Aslı Kedbanu - vekilharç kadın (evi çekip çeviren)
    KISMET : Talih, nasip, kader
    KIVILCIM : Yanan bir maddeden sıçrayan ateş parçası
    KIYMET : Değer, paha (baha), bedel
    KİBARİYE : İnce, zarif - Cömert, asil
    KİRAZ : Gülgillerden bir meyva ağacının sulu
    KÖSEM : Sürülere rehberlik eden - Cildi temiz, pürüzsüz
    KUMRU : Güvercinden küçük boz renkli kuş
    KÜBRA : En büyük



    Osmanlı:


    -L-

    LAL: Parlak, koyu kırmızı renkte olan
    LALE : Yaprakları uzun, çiçekleri kadeh biçiminde çeşitli renkleri olan soğanlı bir süs bitkisi
    LALEHAN : Lalelerin sultanı
    LAMİA : Parlak, parlayan
    LATİFE : Yumuşak, hoş,güzel,nazik - Güldüren güzel söz , şaka
    LEMAN : Parlama, parıltı
    LEMİDE : Parlak, parıldayan
    LERZAN : Titreyiş, titrek
    LETAFET : Latiflik, hoşluk - Güzellik
    LEYLA : Uzun ve karanlık gece
    LEYLİFER: Gece ışığı
    LİLA: Açık eflatun
    LÜTFİYE : İyi muamele, güzellik ve hoşlukla ilgili
    LÜTUF : İyilik, güzellik, hoşluk - İhsan, bağış



    Osmanlı:


    -M-

    MACİDE : Şan ve şeref sahibi
    MAHİNUR : Ay ışığı - Ay yüzlü güzel
    MAHMURE : Uyku basmış, yarı baygın göz
    MAKBULE : Alınan, kabul olunan, beğenilen
    MANOLYA : Beyaz, güzel kokulu ağaç ve çiçekleri
    MARAL : Dişi geyik, ceylan, karaca
    MEDİHA : Övülmeye neden olan
    MEFHARET : Övünç, övünme, kıvanç
    MEFKURE : Ulaşılmak istenilen en yüce amaç
    MEFTUN : Gönül vermiş, tutkun
    MEHPARE : Ay parçası
    MEHTAP : Ay ışığı, Dolunay
    MEHVEŞ : Ay yüzlü güzel
    MELAHAT : Güzellik, güzel yüzlülük, yüzünde tatlı ifade olmak
    MELDA : İnce ve taze vücutlu
    MELEK : Allah ile insanlar arasında aracılık yapan manevi yaratık
    MELİHA : Güzel, Şirin
    MELİKE : Kadın hükümdar, hükümdarın karısı
    MELİS : Bal arısı
    MELİSA : Baklagillerden, yaprakları liomu andıran kokulu bir bitki
    MELODİ : Ezgi, müzik parçası
    MELTEM : Yazın, karadan denize doğru esen mevsim rüzgarı
    MENEKŞE : İnce saplı, ufak mavi çiçekli güzel kokulu bitki
    MENGÜ : Ebedi, ölümsüz
    MERİÇ : Bulgaristanla olan sınırımızda bulunan bir nehir
    MERİH : Dokuz gezegenden biri (Mars)
    MERVE : Mekke yakınlarında bir dağ
    MERYEM : Dinine bağlı kadın
    MESUDE : Mutlu, bahtiyar
    MISRA : Şiirin bir satırı
    MİHRİBAN : Seven, şefkatli
    MİMOZA : İnce sarı yapraklı çiçek açan bir süs bitkisi
    MİNE : Maden eşya üstündeki renkli sır tabakası
    MİRAY : Yılın ilk aylarında doğan / Güneş gibi ay gibi parlayan
    MUALLA : Makam ve rütbece yüksek olan
    MUAZZEZ : Saygı uyandıran, kıymetli - İzzet, şeref sahibi
    MUHTEREM : Saygın, saygıdeğer
    MUKADDER : Tanrı hükmü, kader, alın yazısı
    MUKADDES : Kutsal olan , mübarek olan Mukaddes Kutsal olan , mübarek olan
    MUNİSE : Sıcak kanlı, sevimli
    MUZAFFER : Zafer kazanan, üstün gelen
    MÜBERRA : Aklanmış, temize çıkarılmış
    MÜCELLA : Parlak, cilalanmış
    MÜESSER : Eser bırakan, eser sahibi
    MÜGE : İnci çiçeği,
    MÜJDE : İyi haber, sevinçli haber
    MÜJGAN : Kirpik
    MÜKRİME : İkramı bol olan
    MÜNEVVER : Aydınlatılmış, parlak ışıklı, bilgili
    MÜNİRE : Işık veren, aydınlatan
    MÜRÜVVET : Kişilik, şahsiyet, insanlık
    MÜŞERREF : Onurlandırılmış, şerefli kılınmış
    MÜYESSER : Kolaylıkla yapılan
    MÜZEYYEN : Süslü, süslenmiş, bezenmiş

  3. #3
    Süper Moderatör kapadaw - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    11.Mayıs.2009
    Nereden
    Isparta/Gülkent
    Yaş
    25
    Mesajlar
    7,412
    Teşekkür
    0
    0 Mesajına 0 Teşekkür
    Osmanlı:


    -N-

    Naciye : Kurtulmuş, selamete kavuşmuş
    Nadide : Görülmemiş, görülmedik, ender bulunan
    Nadire : Az bulunur, seyrek, ender bulunan
    Nalan : İnleyen, feryad eden
    Naşide : Şiir söyleyen, şiir okuyan
    Naz : Kendini beğendirmek amacıyla yapılan davranış
    Nazan : Nazlanan, işve yapan, cilve yapan
    Nazlan : naz yap, cilveli ol
    Nazlı naz : yapan, cilveli, işveli
    Nazlı : Naz eden, cilveli, işveli
    Nazlım : naz yapanım, işvelim, cilvelim, benim nazlım
    Nazmiye : Vezinli ve kafiyeli sözle, nazımlailgili
    Nebahat : Onur, şeref, ün
    Necla : Çocuk, evlat, oğul, kuşak, sülale,nesil
    Necmiye : Yıldızlarla ilgili, yıldızlaraait
    Nehir : Irmak, büyük akarsu
    Nemutlu : Imrenilecek bir olgu dolayısıyla söylenen bir söz
    Nergis : Çiçekleri ayrı ayrı ya da bir kök üzerinde sarı ve beyaz renkte bir bitki
    Neriman : Pehlivan, yiğit
    Nermin : Yumuşak
    Neslihan : Han soyundan gelen
    Neslişah : Şah soyundan gelen
    Nesrin : Bir tür yaban gülü
    Neşe : Sevinç, gönül ferahlığı
    Nevin : Yeni
    Nevra : Işıklı parlak, çiçek
    Nezahat : İç temizliği, paklık
    Nezaket : Naziklik, zariflik, incelik ç
    Nezihe : Temiz, pak
    Nice : ne kadar, ne denli, nasıl, oldukça çok
    Nida : Seslenme, çağırma, seslenen
    Nigar : Resim, resim gibi güzel
    Nihal : İnce ve düzgün vücutlu, fidan gibi
    Nihan : Gizli, saklanmış, görünmeyen, sır, giz
    Nil : Afrika kıtasında bir nehir
    Nilay : Nil ve Ay, Nil'e ışıklarını saçan Ay
    Nilgün : Mavi renkte, çivit rengi
    Nilhan : Nil'in hanı
    Nilüfer : durgun sularda yetişen, yaprakları yuvarlak ve geniş Beyaz, sarı, mavi, pembe, çiçekli bir bitki
    Nimet : İyilik, iyi bir yaşantı için gerekli şeyler
    Nisa : Kadın


    Odil : o tatlı dil
    Oflaz : çok güzel, güzel olduğu için sevilen
    Okşan : Sevil, sevgiye değer ol
    Olca : savaşta ele geçirilen mal
    Olcay : rastlantıları düzenlediği, böylece de insanlara iyi ya da kötü durumlar hazırladığı sanılan şey, şans, talih
    Olçum : eli işe yatkın, becerikli, usta, yetenek
    Olgaç : olgunlaşmış, yetişmiş, bilen, bilgili
    Oluş : olma biçimi, var oluş
    Omay : beğenilen, sevilen
    Omca : bağ kütüğü
    Ongu : onmuş olma durumu, sağlık, mutluluk
    Onur : Kişinin kendi öz saygısı, iç değeri, insanın kendine olan saygısı kibir çalım kurum
    Onuray : onurlu ve Ay gibi güzel
    Oray : kent üstüne doğan, Ay, kentli Ay
    Orgül : kent gülü, kale burcundaki gül
    Ortanca : yaş bakımından büyükle küçük çocuk arasında bulunan
    Oskay : neşeli, şen, sevinçli
    Oya : Dantel, süs, küçük kız kardeş
    Oylum : derinlik, bir cismin uzayda doldurduğu boşluk, kıvrım, bukle
    Oytun : kuytu yer, beğenilen, güzel kuytu yer, kendisinde kutsallık bulunan, kutsal


    Ö

    Öbek : tomurcu, aynı türden şeylerin oluşturduğu yığın küme
    Ödül : Iyi bir işe, bir başarıya karşılık olarak verilen şey armağan
    Öğe : Öke
    Öğet : Iyi, uygun, güzel
    Öğün : güzelliğinle, herşeyinle, övün, kendini öv
    Öğünç : övünmeye yol açan ya da hak kazandıran şey, Övünme; kıvanç, övünç, sevinç
    Öğüş : övme biçimi
    Öğüt : bir kimseye yapması ya da yapmaması gereken şeylerle ilgili Olarak söylenen, isteklendirici ya da caydırıcı söz
    Öke : olağanüstü işler başaracak yetenekte kişi, çok yetenekli
    Önay : Ay'ın ilk günlerindeki durumu, ilkay
    Öney : önde giden, ileri giden, önde olan
    Öngül : (ilk çocuk için) ilk gül, önde gelen gül, önde gelen
    Öniz : (ilk çocuk için) ilk iz, önceki iz
    Ören : eski yapı ya da kent kalıntısı
    Örengül : örende yetişen bir tür gül, ak gül, yaban gülü
    Örge : süs, motif
    Övgü : övme, övmek için söylenen söz
    Övgül : övgüye değer, övülmeye değer, övülesi
    Övgün : övülmeye değer, övgüye değer, övülesi
    Övgünç : bkz. Öğünç, övünç
    Övül : övülesin
    Övün : kendinle, güzelliğinle övünmelisin, övünesin
    Övünç : övünmeye yol açan ya da hak kazandıran şey, kıvanç, sevinç, övgünç,
    Öykü : ayrıntılarıyla anlatılan olay; gerçek ya da tasarlanmış olayları Anlatan, romandan kısa düzyazı türü, hikaye
    Özal : özü al, özü kızıl yalım rengi, al özlü, nar çiçeği özlü, öz al
    Özaltan : özü kızıl sabah vakti, öz al renkli tan
    Özaltın : özü altın, altın gibi içsel varlığı olan; halis altın
    Özant : Içten ant, samimi yemin
    Özarı : özü temiz, temiz ve öz, öz ve arı
    Özay : özü Ay gibi, gerçek ay, asıl Ay
    Özaydın : özü aydınlık, içsel varlığı pırıl pırıl
    Özaytan : özden Ay gibi doğan tan
    Özbal : hiçbir katkısı olmayan bal, gerçek bal, katkısız bal,bal özü
    Özbek : yürekli, doğru, Orta Asya'da yaşayan bir Türk boyunun ve bu boydan olanların adı
    Özbil : özünü bil; ayrıntıyı değil "öz" olanı bil, özü bil
    Özbilek : özünü bilen, öz bilgili
    Özbilen : "az ama öz" bilen, herşeyin özünü bilen
    Özbilge : öz bilen bilgili kişi
    Özbilir : "az ama öz" bilir, herşeyin özünü bilir
    Özcan : özden doğan can
    Özdal : küşinin özünden dal gibi doğan



    Osmanlı:


    -P-

    Pakize : Çok temiz, hoş ve güzel
    Papatya : baharda çiçek açan, taç yaprakları beyaz, ortası sarı çiçekli bir kır bitkisi
    Parla : parılda, pırıl pırıl aydınlık saç
    Parlar : parıldar, pırıl pırıl eder, ışık saçar
    Pekay : Ay'a pek benzeyen; sert Ay, katı Ay; sağlam Ay
    Peköz : sağlam öz, özü sağlam kimse
    Pekşen : çok neşeli, çok şen
    Pelin : Siyah ve beyaz renkte acı kokulu bir tür bitki
    Pelinsu : Pelin + Su (Bkz Pelin)
    Pelit : meşe ağacı ve yemişi
    Pembe : Açık kırmızı renk
    Peren : yaprakları gri yeşil ve tüylü, çobanyastığı da denilen bir bitki
    Peri : Çok güzel, çekici, dişi cin
    Perihan : Peri padişahı, perilerin başı
    Perran : Uçan, uçucu
    Pervin : Ülker yıldız takımı (Süreyya)
    Petek : Arı kovanı, bal mumundan yapılan hazne
    Pınar : Suyun topraktan kaynayıp geldiği yer
    Pırıl : "pırıl pırıl" ikilemesinin tekil hali, ışıl
    Pırıltı : parlayan bir şeyin çıkardığı ışık
    Piraye : Süs, bezek
    Pürçek : bitkilerin saçaklı kökü ya da püskülleri; şakaklardan sarkan Saç, zülüf, perçem
    Püren : sarı, kırmızı ve çok güzel çiçekleri olan, ufak yapraklı, arıların Çok sevdiği bir tür çalı

  4. #4
    Süper Moderatör kapadaw - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    11.Mayıs.2009
    Nereden
    Isparta/Gülkent
    Yaş
    25
    Mesajlar
    7,412
    Teşekkür
    0
    0 Mesajına 0 Teşekkür
    Osmanlı:


    -R-

    RAHŞAN: Parlayan, parlak, aydınlık

    RANA: İyi, güzel, yumuşak, hoş

    RAVZA: Sulu, su yatağı yer; Bahçe

    RENAN: Çok ses çıkaran, çınlayan

    RENGİN: Boyalı, renkli; Hoş, latif ve güzel

    REVAN: Yürüyen, giden; akan, akıp giden

    REYHAN: Yaprakları güzel kokan bir süs bitkisi, fesleğen

    REZZAN: Ağırbaşlı, onurlu

    RUHAN: Güzel kokulu

    RUHSAR: Yanak, yüz, güzel yüz

    RÜÇHAN: Üstünlük

    RÜYA: Düş; Gerçekleşmesi imkansız durum, hayal; Gerçekleşmesi beklenen şey, umut



    Osmanlı:


    -S-

    SAADET : Mutluluk
    SABAH : Günün başlangıcı
    SABAHAT : Güzellik
    SABİHA : Güzel, şirin
    SABİTE : Yerinde duran, kımıldamayan
    SABRİYE : Sabırlı, dayanıklı
    SACİDE : Secdeye varan, yere yüz süren
    SADRİYE : Göğüsle ilgili
    SAFİYE : Katıksız, katışıksız saf
    SAHİBA : Bir şeyi elde etmiş olan
    SAHURE : Sahur zamanı doğan kız çocuğuna verilen ad
    SAİME : Oruç tutan, oruçlu
    SAKİNE : Oynamayan, kımıldamayan, durgun
    SALİHA : İyi, yarar, yetkili, hakkı olan
    SALİME : Ek****iz, sağ, sağlam
    SAMİME : Bir şeyin temeli, en köklü yeri
    SAMİYE : Yüksek, ulu
    SANAY : Ay gibi güzel
    SANEM : Put - Güzel kadın
    SANİA : Sanat eseri yaratan - Yapan , oluşturan
    SANİYE : Dakikanın 60'ta biri süresinde zaman birimi
    SATI : Düğün alışverişi - Satış, alışveriş
    SEBLA : Uzun kirpikli göz
    SEÇİL : Beğenilen, seçilen
    SEDA : Yankı, ses
    SEDEF : Midye ve istiridye gibi hayvanların beyaz ışıltılı parlak kabuğu
    SEDEN : (Sedan) sesin, seslenişin
    SEHER : Tan ağartısı, ortalığın aydınlandığı an
    SELCAN : Hareketli, coşkulu
    SELDA : (Seldağ) Dağ seli, dağdan inensel
    SELEN : Haber, havadis, kulakla duyulan,işitilen
    SELİN : Senin Sel'in, Sana ait sel
    SELMA : Doğru ve iyi yolda, selamette olma
    SELVİ : Yaz kış yeşil kalan ince uzun birağaç
    SEMA : Gökyüzü
    SEMAHAT : Cömertlik, el açıklığı
    SEMİHA : Cömert gönüllü, eli bol
    SEMİN : Değerli, pahalı
    SEMİRAMİS : Asur kraliçesinin adı
    SEMRA : Esmer
    SENA : Övme, övüş - Şimşek parıltısı
    SENAY : Ay gibisin sen anlamında
    SENEM : Tapılacak kadar güzel kadın, sevgili
    SENİHA : Yüce, yüksek
    SERAP : Çölde uzaktan su gibi görünen ışık yanıltmacı
    SERAY : Ay gibi güzel
    SEREN : Yelken gerilmek üzere direğe çapraz takılan ağaç
    SERİN : Ilıkla soğuk arası
    SERPİL : Serpilmiş, gelişmiş
    SERRA : Rahatlık, kolaylık
    SERTAP : İnatçı
    SERVA : Masal
    SEVAL : Severek alınan
    SEVCAN : Sevgili insan
    SEVDA : Aşk, sevgi, tutku tutkunluk
    SEVGİ : Aşk, sevme duygusu
    SEVİL : Sevgiye değer, sevilen
    SEVİLAY : Ay gibi hep sevilen
    SEVİM : Birine yakınlık duymak, sempati
    SEVİN : Memnun ol, neşelen
    SEVİNÇ : Neşe, iç ferahlığı
    SEVTAP : Aşırı, tapacak kadar sevgi duyan
    SEYHAN : Kenten kente yolculuk
    SEYRAN : Gezinme
    SEYYAL : Akışkan, sıvı, yerinde duramayan
    SEZA : Uygun, yaraşan
    SEZAL : Sezgili
    SEZEN : Sezgisi güçlü olan
    SEZER : Sezgisi güçlü olan
    SEZGİ : Anlama, sezme yeteneği
    SEZGİN : Duygulu, anlayışlı
    SICAK : Sıcakkanlı, cana yakın
    SIDIKA : Çok içten ve doğru kimse
    SILA : Gurbete çıkanın doğup büyüdüğü yer
    SIRMA : Altın yaldızlı, ya da yaldızsız ince gümüş tel
    SİBEL : Bulutla yer arasında yere düşmeyen yağmur damlası / Buğday başağı
    SİMA : Düz, çehre - İnsan, tip
    SİMGE : Alamet, sembol, birşeyi anlatan im, imge
    SİNEM : Benim tenim, benim vücudum, göğsüm
    SOLMAZ : Güzelliğini, tazeliğini uzun süre koruyan
    SONAT : Bir veya iki çalgı için yazılmış 3-4 bölümlü müzik eseri
    SONAY : Yılın son ayı
    SONGÜL : Son açan gül
    SONNUR : Son ışık
    SU : Rengi kokusu ve tadı olmayan saydam sıvı madde
    SUDE : 1-Hz.Peygamberin 2.eşinin adı, 2-Sürülmüş, tarla gibi işlenmiş, 3-Boyalı, sürmeli Farsça
    SULTAN : Hükümdar ailesinden, anne, kızkardeş
    SUNA : Boylu poslu endamlı / Erkek ördek
    SUNAY : Ay sun, ay ışığı sun
    SUZAN : Adak ayı
    SÜHANDAN : Güzel konuşan
    SÜHEYLA : Güney yönünde görünen parlak yıldızlar

  5. #5
    Süper Moderatör kapadaw - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    11.Mayıs.2009
    Nereden
    Isparta/Gülkent
    Yaş
    25
    Mesajlar
    7,412
    Teşekkür
    0
    0 Mesajına 0 Teşekkür
    Osmanlı:


    -Ş-

    Şadiye : Sevinç, neşe, mutluluk
    Şahika : Yüksek, yüce, dağın zirvesi
    Şanal : ün kazan, ünlü bir kimse ol, ünlen
    Şanlı : herkesçe iyi bilinen, ünü büyük, ünlü
    Şansal : herkesçe tanın, ünlen
    Şaziment : Allah'ın adamı- Allah'a ait olan,onun yolundan giden kişi
    Şaziye : Özellikleri kimseye benzemeyen
    Şebnem : Çiğ, gece nemi, jale
    Şefika : Şefkatli, acıması, esirgemesi bol olan
    Şehnaz : Doğu müziğinde bir makam / Çoknazlı
    Şehrazat (d) : 1001 gece masallarında bir masal kahramanı kadın
    Şelale : Büyük çağlayan, çavlan, akarsunun yüksekten yere düştüğü bölümü
    Şen : yaşayışından memnunluğunu davranışıyla gösteren, bunu Çevresindekilere de yayan, neşeli
    Şenay : Mutlu geçen ay
    Şenel : neşelen, eğlen, şenlen, bakımlı hale gelesin,
    Şener : şen kimse, şen kişi
    Şengil : şen kimse, neşeli kimse, içtenlikli
    Şengül : İnsanın içini açan gül / hep şen olup hep gülmek
    Şengün : neşeli gün
    Şeniz : hepimiz neşeliyiz, neşeli iz
    Şenkal : neşeli ve şen kal
    Şennur : Işık saçan, neşe saçan
    Şenol : neşeli, şen ol
    Şensoy : neşeli soy, şen soy
    Şensu : neşeli su, şen su
    Şermin : Utangaç
    Şevval : Arap takviminin onuncu ayı
    Şeyda : Çılgın, deli divane
    Şeyma : Eski Türk adlarından
    Şiir : Zengin sembollerle uyumlu seslerle ortaya çıkan edebi anlatım biçimi
    Şölen : Eğlence, kutlama, şenlik
    Şule : Alev, ateş alevi
    Şükran : İyilik bilme, minnettarlık
    Şükriye : Görülyen iyiliğe karşı şükretmek , hoşnut olmak


    -T-

    TAÇNUR : Mutluluk
    TAHİRE : Gündoğusundan esen rüzgar
    TAHSİNE : Günün başlangıcı
    TALHA : Güzellik
    TALİA : Güzel, şirin
    TAMAY : Sabırlı, dayanıklı
    TANAY : Secde eden
    TANSU : Şafak rengi vurmuş su
    TANYEL : Katıksız, arı - Seçilmiş
    TARA : Sahur zamanı doğan kız çocuğuna verilen ad
    TAYYİBE : İyi, hoş, çok temiz
    TEKGÜL : Durgun - Kendi halinde sessiz
    TENAY : Uygun, yakışan - Yetkili olan - Dine uygun hareket eden
    TENDÜ : Öz, asıl
    TENNUR : Yüksek, ulu
    TEZER : Çabuk ve erken
    TİJEN : Ay gibi güzel
    TİLBE : Put - Güzel kadın
    TUBA : Sanat eseri yaratan - Yapan , oluşturan
    TUĞÇE : Dakikanın altmışta biri
    TURNA : Avrupa ve Kuzey Afrika'da yaşayan göçmen kuş türü
    TUTAM : Bir desteden daha / parmak uçlarıyla alınabilen / Tutmaktan tutam
    TUTKU : İradeyi aşan güçlü coşku, ihtiras
    TÜLAY : İncelikle, düşünce ile ilgili
    TÜLİN : Uzun kirpikli göz
    TÜNAY / TUNAY : Mehtap, ay ışığı, gece görülen aydınlık
    TÜRKAN : Hakana saltanatta ortaklık edeneşi
    TÜRKÜ : Yankı, ses



    Osmanlı:


    -U-Ü-

    Uçay : uçtaki ay
    Uçkan : Uçucu, uçan kuş, uçmaya düşkün, uçmayı seven, uçan
    Uğan : eski Türklerde gök tanrısı, Güneş, Ogan, Oğan
    Uğur : halkın kiimi olgularda gördüğü iyilik muştusu, kimi nesnelerde var olduğuna İnandığı iyilik kaynağı, iyilik
    Uğuray : uğurlu ay
    Uğurtan : Uğurlu sabah vakti, uğur getiren tan
    Ulca : savaşta ele geçirilen mal, olca
    Ulcay : rastlantıları düzenlediği, böylece de insanlara iyi ya da kötü durumlar hazırladığı sanılan şey, olcay, şans, talih
    Ulufer : durgun sularda yetişen, yaprakları yuvarlak ve geniş, beyaz, sarı, mavi pembe Çiçekli bir su bitkisi olan nilüferin bir başka söyleniş biçimi
    Ulun : ucunda temreni olmayan ok, sivri demirsiz ok
    Ulus : aynı sınırlar içinde, aynı bayrak altında yaşayan insan topluluğu
    Ulusal : ulusla ilgili
    Ulviye : Yüce, yüksek, gökle ilgili
    Umay : (Farsça "hüma" hümay'ın Türkçeleşmiş biçimi) Hint Okyanusu adalarında bulunan, Güvercin büyüklüğünde, zümrüt yeşili kanatları olan, kemikle beslenen, üzerinden geçtiği kimselere zenginlik ve mutluluk getireceğine inanılan, masal kuşu, devlet kuşu,
    Umdu : umutlandı, istediği umut, istek
    Umut : ummaktan doğan iç erinci, umulan şey
    Urçuk : Iğ, kirmen
    Urçun : kurumuş iğde dalı
    Uslu : yaramazlık etmeyen, huysuz olmayan, söz dinleyen
    Usulca : Yavaşça, duyurup sezdirmeden, belli etmeden, sezdirmeksizin
    Utku : birçok emek ve çekinceli uğraşlar sonucu erişilen mutlu sonuç, yengi, zafer
    Utkugül : yengi gülü, zafer gülü
    Utkugün : yengi günü, mutlu günü, zafer günü, kazanılmış gün
    Uygu : Iki şey arasındaki uygunluk ilgisi
    Uysal : yumuşak başlı, söz dinler, söz analar
    Uzay : bütün varlıkları her yandan kaplayan sonsuz boşluk

    Üçgül : üç küçük yapraktan oluşan, bileşik yapraklı, pembe, beyaz, kırmızı Mor ve sarı renkte çiçekler açan bir ot
    Ülcan : ele avuca sığmaz, çok canlı
    Ülfet : Alışıklık, dostluk, yakınlık duymak
    Ülgen : yüce, yüksek, ulu, büyük, sağlam, iyilik tanrısı
    Ülger : yedi yıldızdan oluşan takımyıldız, Ülker
    Ülgeray : Ülker yıldızı ve Ay
    Ülke : bir devletin egemenliği altındaki toprakların topu, turt
    Ülkem : "benim olan ülke" "benim ülkem"
    Ülker : Boğa burcunda yer alan ve yedi yıldızdan oluşan takımyıldızı
    Ülkü : Ancak, düşüncede varolan şey
    Ülküm : "benim olan ülkü", "benim ülküm", "ulaşmak istediğim yüce dilek"
    Ülkütan : tan vakti doğan yüce dilek
    Ümmiye : Okur yazar olmayan kadın
    Ümran : Mutluluk bolluk bereket / Bayındırlık
    Ün : ses, ünleme, çığlık, iyi ad, tanınma, san
    Ünay : ünü olan Ay, ünlü Ay, ün ve ay
    Ünsal : herkesçe tanın, ünlü ol, ününü her yana Sal
    Ünsel : Ünü sel gibi aşan
    Ünseli : Ünü sellere benzeyen
    Ünsev : ünlü ol ve sev
    Ünseven : tanınıp ünlü olmayı seven
    Ünsevin : ünlü ol sevin
    Ünver : herkesçe tanın, ünlü ol, ününü her yana Sal
    Ürengül : üreyen, çoğalan gül
    Ürün : doğadan elde edilen yararlı şey
    Ürünay : Ay'ın verdiği ürün, ürün veren Ay
    Üstün : nitelik bakımından benzerlerinin çok üstünde olan, iyi nitelikli, Yüksek düzeyli
    Üstünay : benzerlerinin çok üstünde ve Ay gibi güzel
    Üstüngül : nitelik bakımından en üstün gül, iyi nitelikli gül, güzel gül
    Üzer : Yıldırım Beyazıt'ın kızlarından birinin adı, Üzer Hatun



    Osmanlı:


    -V-

    VAHİDE : Tek, bir
    VARİDE : Gelen, erişen - Söylenti
    VASFİYE : Nitelikli
    VEDİA : Korunması için bırakılan emanet
    VEFİKA : Uygun, aynı fikirde, yoldaş
    VELİDE : Yeni doğmuş çocuk
    VERDA : Verdane (merdane Osm.) / Verd (Ar.)'den Verda, gül anlamında
    VESİLE : Neden, sebep - Kavuşma
    VİCDAN : İyiyi kötüden ayırmaya yarayan şuur, ahlak
    VİLDAN : Yeni doğmuş çocuklar
    VUSLAT : Kavuşma, yetişme, ulaşma



    Osmanlı:


    -Y-

    YAĞMUR : Yeryüzüne düşen yağışın sıvı halinde olanı
    YAKUT : Aliminyum oksit, yapısında parlak kırmızı renkli değerli taş
    YANKI : Sesin bir yere çarpıp geri dönmesi ile oluşan ikinci ses, ses yansıması
    YAPRAK : Ağaç ve bitkilerin yeşil kısımları
    YAREN : Dost, arkadaş
    YASEMİN : Kokulu çiçekler açan bir tür ağaççık
    YAŞAM : Hayat
    YAZGÜLÜ : Yaz ve Gül tamlaması / Yazın açan gül "şimdilerde bir de güz gülleri var"
    YELDA : Uzun ve siyah / Yılın en uzun gecesi
    YELİZ : Yel ve iz rüzgar ve izi anlamında
    YEŞİM : Yeşil renkli değerli taş
    YETER : Kafi, tamam, gereksinimi karşılayacaknitelikte olan
    YILDIZ : Güneş ve ay dışında gökyüzündeki ışıklı cisimlerden her biri
    YONCA : Birçok türü bulunan bitki
    YOSUN : Çiçeksiz bitkilerin, suların yüzünde ve dibinde bulunan bir türü
    YUDUM : Bir içimlik sıvı
    YURDAGÜL : Yurduna güller saçan, güzellik getiren
    YURDANUR : Yurduna nur getiren
    YÜKSEL : Özellikle manevi anlamda yüce ol



    Osmanlı:


    -Z-

    ZAHİDE : Dinin yasak ettiği şeylerden sakınan
    ZAMBAK : Güzel iri çiçekli bir süs bitkisi
    ZARAFET : İncelik, güzellik
    ZEHRA : Beyaz ve parlak yüzlü olan
    ZEKİYE : Zeka sahibi, kavrayışlı
    ZELİHA : Züleyha, su perisi
    ZENNAN : Kadınlar
    ZENNUR : Zinnur, nurlu, ışıklı
    ZEREN : Anlayışlı, zeki
    ZERRİN : Altından yapılmış - Altın renginde - Bir cins çiçek - Fulya
    ZEYNEP : Değerli taşlar, mücevherler
    ZEYNO : Zeynep'in halk dilindeki söylenişi
    ZİNNUR : Nurlu, ışıklı
    ZİŞAN : Şanlı, ünlü, çok tanınmış
    ZİYNET : Süs, süs eşyası
    ZUHAL : Satürn
    ZÜBEYDE : Öz, asıl
    ZÜHAL : Dokuz gezegenden altıncısı (Satürn)
    ZÜHRE : Çiçek açan / Çoban yıldızı (Venüs)
    ZÜLAL : Berrak, saf, tatlı, soğuk su
    ZÜLEYHA : Hz. Yusuf'un karısının adı
    ZÜLFİYE : Saçları çok güzel olan
    ZÜMRA : Güzel, iyi ahlaklı - Zeki, bilgili kadın
    ZÜMRÜT : Yeşil renkli bir değerli taş

  6. #6
    Teğmen sena - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    08.Mart.2010
    Mesajlar
    159
    Teşekkür
    0
    0 Mesajına 0 Teşekkür
    YASEMİN : Kokulu çiçekler açan bir tür ağaççık

    Çok güzel emeğine sağlık.

  7. #7
    Süper Moderatör kapadaw - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    11.Mayıs.2009
    Nereden
    Isparta/Gülkent
    Yaş
    25
    Mesajlar
    7,412
    Teşekkür
    0
    0 Mesajına 0 Teşekkür
    teşekkürederim kardeşim

  8. #8
    Korgeneral ALI25 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27.Mayıs.2009
    Nereden
    Berlin
    Yaş
    41
    Mesajlar
    7,878
    Teşekkür
    0
    0 Mesajına 0 Teşekkür
    Eline saglik bu güzel paylasim icin sen sag ol Kapandaw kardesim.

  9. #9
    Süper Moderatör Zarip - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    19.Aralık.2010
    Nereden
    Giderimde Duyurmam Kimseye ..!
    Yaş
    26
    Mesajlar
    3,933
    Teşekkür
    2
    6 Mesajına 9 Teşekkür
    Guzelmis hic aklima gelmemisti
    Arsivlik bir konu..

  10. #10
    Süper Moderatör kapadaw - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    11.Mayıs.2009
    Nereden
    Isparta/Gülkent
    Yaş
    25
    Mesajlar
    7,412
    Teşekkür
    0
    0 Mesajına 0 Teşekkür
    evet isim arayanların dikkatine

  11. #11
    Süper Moderatör Zarip - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    19.Aralık.2010
    Nereden
    Giderimde Duyurmam Kimseye ..!
    Yaş
    26
    Mesajlar
    3,933
    Teşekkür
    2
    6 Mesajına 9 Teşekkür
    Ama dur Hifa yok. kinadim simdi seni gardas olmadi bak bu

  12. #12
    Süper Moderatör kapadaw - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    11.Mayıs.2009
    Nereden
    Isparta/Gülkent
    Yaş
    25
    Mesajlar
    7,412
    Teşekkür
    0
    0 Mesajına 0 Teşekkür
    ekle kardeşeksiklerimiz olabilir. çalışmalara devam ediyoruz evet


 

Benzer Konular

  1. ßurç İsimLeri.. :))
    Konu Sahibi DuaMSıN Forum Bunları Biliyor musunuz?
    Cevap: 41
    Son Mesaj : 10.Ekim.2011, 16:34
  2. Dizi Karakterlerinin İsimleri...?
    Konu Sahibi eylul Forum Serbest Kürsü
    Cevap: 5
    Son Mesaj : 10.Ekim.2011, 15:20
  3. Mahalli Rüzgar Yön İsimleri..
    Konu Sahibi Zarip Forum Bunları Biliyor musunuz?
    Cevap: 4
    Son Mesaj : 06.Şubat.2011, 23:54
  4. İsimleri hatırlama yöntemleri
    Konu Sahibi BeRaaT_ Forum İslam ve Sosyal Meseleler
    Cevap: 3
    Son Mesaj : 20.Temmuz.2009, 20:55
  5. Çiçek İsimleri ve Anlamları
    Konu Sahibi cadaLOZ Forum Serbest Kürsü
    Cevap: 4
    Son Mesaj : 20.Temmuz.2009, 00:20

Bu Konu için Etiketler

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •